Yeni bir yıla girdik, hepimize hayırlı olsun fakat 2011 yılına kabaca şöyle bir bakmak istedim. 2011 yılının dünya siyaseti ve ekonomisi açısından iyi bir yıl olduğu söylenemez. Avrupa’daki borç krizi bir türlü çözülemedi ve 2012 yılının ilk aylarında ciddi sorun yaşanacağına yönelik beklentiler var. Küresel ekonominin önündeki temel sorun hâlâ aynıdır: ürettiğinden fazla harcayan (dış açık veren) ekonomilerle ürettiğinden az harcayan (dış fazla veren) ekonomiler arasında üretim-harcama dengesi nasıl yeniden tesis edilecek?
Dünya ekonomisinde “sert iniş” ihtimali gözle görülür şekilde yükseliyor. Dünya ekonomisinde Yeni mali çalkantılar gündemdedir, Küresel büyüme yavaşlıyor; hatta tamamen durabilir, Politika opsiyonları geçmişe kıyasla çok daha sınırlıdır. Sonuç olarak 2011 dünya ekonomisi için tatsız bir yıldı. İşin kötüsü 2012 onu da aratabilir.
YILI TÜRKİYE AÇISINDAN DEĞERLENDİRİRSEK;
TÜRK LİRASI MERKEZ BANKASININ MÜDAHALESİNE RAĞMEN ERİMEYE DEVAM ETTİ;
Türk Lirası son 1 yıldır erimeye devam ediyor. TL’de değer kaybını kimse beklemiyordu. Yıl sonu dolar tahminleri 1.55-1.60 TL civarında geziyordu. Merkez Bankası’nın döviz satışlarına rağmen dolar 1.90 TL’ye geldi.
ENFLASYONDA YENİDEN ÇİFT HANELİ RAKAMLARA DOĞRU…
Enflasyon oranı Merkez Bankası tahminlerini yaklaşık dört kat aştı. Kısa vadeli dış borçlarda tarihi rekor k��rıldı. Bankaların riskli pozisyonu 2011 sonrası en kırılgan dönemine girdi.
DIŞ AÇIĞI CUMHURİYET TARİHİNİN REKOR KIRIYOR…
2011'de dış ticarette, özellikle de ithalatta öngörülene göre büyük sapma görüldü. Yılın tümü için 199.5 milyar dolar olarak öngörülen ithalat, ekim sonunda yıllık bazda 239.3 milyar dolara çıktı. 2011 ithalatının 250 milyar doları bulması içten bile değil.
CARİ AÇIK CUMHURİYET TARİHİNİN REKORUNU KIRIYOR…
İthalatın öngörülenin çok ötesinde gerçekleşmesinin bir yansıması olarak cari açıkta da büyük sapma oldu. 2011 için başlangıçta 42.2 milyar dolar olarak öngörülen cari açığın 75-80 milyar dolar arasında gerçekleşmesi bekleniyor.
CARİ AÇIĞIN GSHY’YE ORANI TAHMİNLERİN NERDEYSE İKİ KATINA ULAŞTI…
Başlangıçta yüzde 5.4 düzeyinde öngörülen cari açığın GSYH'ye oranının da yüzde 10'u bulacağı görülüyor.
DOLAYLI VERGİDE ŞAMPİYONUZ
Vergi gelirinin neredeyse yüzde 75’i dolaylı vergilerden oluşan Türkiye, bu oranla 92 ülke içinde ilk sırada yer alıyor. Türkiye’yi yüzde 50 payla Meksika izliyor. En haksız ve adaletsiz vergiler dolaylı vergilerdir. AB ülkeleriyle ters orantılı bir vergi sistemimiz var.
NE KADAR ÇOK İTHALAT O KADAR ÇOK VERGİ
Vergi Gelirlerinin Neredeyse Yüzde 20’si İthalde Alınan Kdv’den Karşılanıyor. 2002 yılında Toplam vergi gelirleri 60.356 Milyar TL iken bunun 9.826 Milyar TL’si İthalde alınan KDV’den karşılanıyordu. 2011 yılı Kasım ayında ise, Toplam vergi gelirleri 234.106 Milyar TL iken bu rakamın 43.940 Milyar TL’lik kısmı ithalde alınan KDV’den karşılanıyor. “Ne Kadar Çok İthalat O Kadar Çok Vergi”.
BÜTÜN BUNLARIN DIŞINDA;
Bankaların ve özel sektörün borçları var. Bunların çevrilmesine yönelik olumsuz beklentiler devam ediyor.
İNSANİ GELİŞMİŞLİK ENDEKSİNDE HIZLA GERİLİYORUZ…
İnsani Gelişmişlik Endeksinde 83. sıradan 92. sıraya gerilendi. Cari açık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 10’unu geçti. Genç işsizlikte yüzde 25 oranı korunmaya devam etti.
HANE HALKININ BORÇLULUK DÜZEYİ İSE CİDDİ DÜZEYLERE ULAŞMIŞ DURUMDA...
Merkez Bankası'nın verilerine göre; Eylül 2011 sonu itibarıyla bireylerin kredi borcu 175.5 milyar TL'ye, Kişi başına bireysel kredi borcu 2400 TL'ye kadar ulaştı.. Açlık sınırı 1.000TL’nin, yoksulluk sınırı ise 2.600TL’nin üzerine çıktı.