Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Dünya Gazetesi Ankara Temsilcisi Ferit Parlak ile Canan Sakarya’nın sorularını cevaplandırdı:

 

“Kalkınma Tabandan Başlamalı”

“Türkiye'de tehlikeli bölücülük PKK’dan çok maalesef dolar milyarderi olan bazı insanların arasındadır. Onların kafasında Türkiye bölünmüştür. Asıl tehlikeli olan bu ve onlar Türkiye'yi çok kolay böldüler. Kuzey İtalya'daki gibi zenginliğin bölücülüğü Türkiye'de de var. PKK, Türkiye'yi bölemez ama bunlar bölebilir.” 

(DP Basın Merkezi- 25 Nisan 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Dünya Gazetesi Ankara Temsilcisi Ferit Parlak ile Canan Sakarya’nın sorularını cevaplandırdı ve  “kalkınma tabandan başlamalı” dedi

Zeybek, soruları şöyle cevaplandırdı:

Kendi iktidarlarında kalkınmanın tabandan, 'yukarı doğru büyüyen' bir süreç olacağını belirten Namık Kemal Zeybek, bu anlayışın partilerinin 'ekonomik amentüsü' olduğunu söylüyor. Zeybek, tarıma verilen desteklerle birlikte, işçi, memur ve emekliye yapılacak zamların, zincirleme etki yaratarak bütün ekonomiyi canlandıracağını ifade ediyor.

Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 12 bağımsız aday hakkında verdiği kararın gerisinde bir komplo aranmasının, doğru bir anlayış olmadığını belirterek, YSK’nın mevzuatı uyguladığım söyledi. YSK’nın kendi partisinin adaylarından da bazılarını veto ettiğini diğer partilerdeki vetolarla bu sayının 100'e ulaşmış olabileceğini ifade eden Zeybek, "Bunların hiçbiri gündemde değil, hatta 12'nin 5'i de gündemde yok sadece 7'si gündemde" diye konuştu.
Terör sorununu işsizliğin tetiklediğini kaydeden Zeybek, geçmişte terörle mücadele için kurulmuş olan özel harekat birliklerinin yeniden oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

DP Genel Başkanı Zeybek, Ankara Temsilcimiz Ferit B. Parlak ile arkadaşımız Canan Sakarya'nın sorularını yanıtladı.

Canan Sakarya : Yüksek Seçim Kurulu'nun bazı adaylar hakkında verdiği Veto karan' ve sonrasındaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Namık Kemal Zeybek: Son yıllarda bizde komplo teorileri çok yaygın bir alışkanlık haline geldi. YSK böyle bir karar verdiyse bunun arkasında mutlaka bir irade vardır, bu acaba nedir, derin devlet mi, daha derin devlet mi, en derin devlet mi, yoksa uzaklardan bir tanzim mi yapılıyor diye derin derin yorumlar yapıldı. Bizim de 12 arkadaşımızın adaylıkları, arşiv taramasında geçmişte haklarında verilmiş mahkeme hükümleri bulunduğu için geri çevrildi. Bir insan herhangi bir nedenle mahkum olabilir bunun cezası çekilir ama vaktiyle mahkum oldu diye onu medeni ve siyasi haklarından mahrum bırakmak demokratça bir tutum değil. Benim demokrasi anlayışıma da aykırı. Ama bir de cari mevzuat diye bir şey var ve herkese uygulanıyor.

Canan Sakarya: Şu ya da bu şekilde YSK yanlıştan döndü. Böyle mi olmalıydı?

Namık Kemal Zeybek: Gerçekten komplo olsa, PKK’nın partisini siyaseten önleme amacı olsa bu iş böyle mi yapılır? Bence tabii bir hadiseydi, gerisinde bir komplo filan da yoktu. Bizim arkadaşlarımız da mağdur oldu, bu şekilde mağdur olanların sayısı 100'ü bulmuştur. Bunların hiçbiri gündemde yok hatta 12'nin sadece 7'si gündemde.

Canan Sakarya: Sizce neden? Bunun muhasebesini yaptınız mı?

Namık Kemal Zeybek: YSK’nın kararının ardından bir baktım ki basın dünyamızda ne çok PKK’lı ve PKK’cı varmış. PKK’yı savunmak için her fırsatı değerlendiren bir şey olsa da televizyona çıksak ne kadar demokrat olduğumuzu göstersek diyen ne çok insan var. Bir de işin ilginç yanı bu çok demokrat gibi görünen arkadaşlarımız, hep belirli konularda demokrattırlar, her meseleye demokrat yaklaşmazlar.
İnsan haklan konusunda, siyasi haklar konusunda tek standarda bakmayı beceremezler. İlginç taraf, liberal takınım hemen hemen tamamı 5-10 yıl önce 'tek yol devrim' diyen' tek ideoloji marksizm, leninizim' eklemeleriyle Türkiye'de bir diktatörya kurmak için her türlü çalışmayı yapan insanlardı. Keskin inançlı inancını terk ederse, ortaya gelmez başka bir keskin inanca gider. PKK, mazlum, sadece siyaset yapan sadece hak ve özgürlükler peşinde koşan tüm bunları da demokratik yollardan yapan ve yollan kesilen durumuna düştü. Yolu kesenler ise eşkıya haline getirildi, kavramlar alt üst edildi.
Türkiye bu hale adım adım geldi.

Canan Sakarya: Nasıl geldi?

Namık Kemal Zeybek: Geliş yolu takip edildiği zaman gidiş yolu da görülür. Geliş yolunu gördük gidiş yolunu ise birkaç işadamımız ilan etti.İşadamımız halka soralım diyor, peki şirketlerinizi kimin yöneteceğini de çalışanlarınıza sorsak nasıl olur? Demokrasi diye bir şey varsa neden şirketlerde olmasın, şirketin CEO'sunun kim olacağına oylamayla karar verilsin. Bu söylediğimin nasıl mantığı yoksa onların söylediklerinin de hiçbir mantığı yok. Türkiye'de tehlikeli bölücülük PKK’dan çok maalesef dolar milyarderi olan bazı insanların arasındadır. Onların kafasında Türkiye bölünmüştür asıl tehlikeli olan bu ve onlar Türkiye'yi çok kolay böldüler. Kuzey İtalya'daki gibi zenginliğin bölücülüğü Türkiye'de de var. PKK, Türkiye'yi bölemez ama bunlar bölebilir.

Canan Sakarya: Sorunun çözümü noktasında ne öneriyorsunuz?

Namık Kemal Zeybek:  Önce sivrisineklerle baş etmek lazım. Geçmişte terörle mücadele için kurulmuş olan profesyonel birlikler vardı özel harekat birlikleri bu iktidar geldi ve kaldırdı çünkü kendisine kaldırmaları söylendi. Yeniden profesyonel birliklerle mücadeleyi yürütmek lazım. Ve tabi ki asıl mesele işsizlik. İşsizlik müthiş bir hızla artıyor, nüfus arası da çok hızlı. Her ailede ortalama 10 çocuk var. Onlara iş bulmak lazım. Nasıl? Tarımı, turizmi harekete geçireceksiniz. Memurunuzu destekleyeceksiniz. Bunları yaparsanız esnafı da desteklemiş olursunuz. Bunu yaparsanız sanayicinizi de desteklemiş olursunuz.
Zincirleme bir kalkınma sağlayacaksınız.

Canan Sakarya:  Bölgede ekonomik kalkınma için neler yapılmalı?

Namık Kemal Zeybek:  Güneydoğu'da güçlü bir hayvancılık vardı doğu sınırlarımızdan İran'a ucuz olduğu için bugünün tersine hayvan kaçakçılığı yapılırdı. Şimdi kurban kesmek için bile Atlantik'in ötesinden hastalıklı hayvan getiren bir ülke durumuna geldik. Bölgede devletin fabrikaları vardı bunlar kapatıldı bu da işsizliği artırdı, esnaflık karlı bir iş olmaktan çıktı oysa ki esnaflık desteklenmesi gereken bir alandır. İşi gücü olan bir insan dağa çıkmaz.

Canan Sakarya: İktidar ve muhalefet partilerinin seçim beyannamelerini nasıl buldunuz?

Namık Kemal Zeybek: Açık artırma yöntemiyle bütün siyasi partiler vaatte bulunuyor, biz olaylara sağlıklı yaklaşıyoruz. Doğru şeyler söylüyoruz. Yoksullara yardımda önce bir açık artırma yöntemi uygulandı biz daha çok vereceğiz diye sonra da kaynak sorulunca *benim adım Kemal" dendi. Her Kemal, Atatürk değildir tabii, benim adım da Kemal ama benim adımdan dolayı bir kaynak gelmiyor. İşin şakası bir tarafa, bütçede 17 milyar lira yardımlar için ayrılmış.
Zaten bu işi biz icat ettik, Fak- Fuk- Fon çatısı alanda sosyal yardımlar, Özal'ın projesi, bu sonra devam etti, bütçeye girdi. Şu anda bütçede 17 milyar lira bir para var.
Bunun takribi 12 milyarı ödenecek. Yoksulların sayısının da tahmini 12.5 milyon olduğu belirtiliyor. Biz ayni yardım işim kaldıracağız, yardımı doğrudan nakdi olarak yoksulların hesap numarasına yatıracağız. Böylece insanların utanmasının da önüne geçeceğiz. AKP nakit olarak vermez çünkü ayni tedarik sistemini ihale kanununun dışına çıkardılar. İhale Kanunu'nun istisnalarına batağımda en son (k) harfine gelmişti. 12 defa kanun değiştirdiler istisnalar kural haline geldi, çünkü yandaşlara para kazandırıyorlar. Biz doğrudan vatandaşa vereceğiz. 9 yıldır iktidardalar ama şimdi yepyeni bazı şeyler söylüyorlar. Başbakan kendi de inanmıyor bazı söylediklerine.

Canan Sakarya: DP'nin önerdiği ekonomik program nedir?

Namık Kemal Zeybek: Şu anda bizim ekonomik modelimiz ile iktidara dayatılan ekonomik model arasında temel farklılıklar var. Biz kalkınmanın tabandan başlamasını, üreterek büyümenin doğru olduğuna inanıyoruz, bizim ekonomik amentümüz bunlar yani tabandan yukarı doğru büyüyen bir1 kalkınma. Biz hep bunu uyguladık. İthal ikamesinde de bunu uyguladık. Dışa açılma modeline geçtiğimizde de bunu uyguladık. Temel alanlardan biri tarım ve desteklenmesi gerekiyor. Bu destek esnafı canlandırır, gider alışveriş yapar işçiye memura, emekliye vereceğiniz zam esnafı destekler esnaf mal sattığı zaman o malı aldığı ürerim merkezlerine başvurur, fabrikalar kapasite artırır, kapasiteleri yüksekse yeni üretim birimleri meydana getirir ve bunlar içerisinden büyük sanayiciler çıkar. Onlar içinden yukarıya doğru tırmanan holding sahipleri çıkar. Aşağıdan beslenen bir ekonomi bizim modelimiz.
Bunu yapmaya mecburuz çünkü biz başka bir şey bilmeyiz. Demokrat Parti iktidarlarında tarıma verilen sübvansiyonlar esnafa verilen ucuz krediler, Kobilere verilen destekler sanayiciye verilen destekler Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu'ndan yapılan yüzde 10-15 hibeler, sanayiciyi bugünkü duruma getirdi.

GÜNEYDOĞU'DA KÜLTÜREL BAKIMDAN YILLARDIR YANLIŞ YAPILDI

Canan Sakarya :Hak ve özgürlükler alanında da talepler var bunlara bakış acınız nedir?

Namık Kemal Zeybek: Kültürel yanına bakıldığında ise yıllarca yanlış yapılmıştır ben o yanlışı yapanlardan olmadım. 'Efendim Kort diye bir şey yoktur-herkes Türk'tür, Türkiye'de Kürt diye bir sey yoktur, Kûrtce"3Tye de bir dil yoktur1 diyenler oldu bunlar yanlıştı. Bu vahim bir hatadır ve hala da bunu söyleyenler var. Onlara sesleniyorum yapmayın bunu Kürtçe diye bir dil yoktur diye İnsanlara niye hakaret ediyorsunuz. Bu konuda hiç bilgisi olmayan insanlar bile çıkıp televizyonlarda konuştular. Bunları söylemenin insanların diline hakaret etmenin büyük yanlış olduğunu görmediler. Ancak, ortak anadilimiz Allah'ın takdiri ve tarihin gelişmesiyle İstanbul Türkçesi olmuştur, böyle kalacaktır ,böyle kalması da herkesin hayrınadır. Bunun dışında bir teklifte bulunmak insanlara kötülük yapmaktır.

BUGÜNKÜ ZENGİNLER NASIL ZENGİN OLDUKLARINI UNUTTULAR

Fabrikayı ya da oteli, tatil köyünü kur, öz kaynağından harca yüzde 15'lnl sana geri vereceğiz diyorduk, bu yapıldı. Yatırımları destekleme fonundan bu tür destekler verildi. Sabit döviz kuru uygulaması olmasıydı, sanayi bu boyutlara gelebilir miydi? Çok eleştirildi kamu bütçesine yük getirdi diye ama sadece mail acıdan düşünmek doğru mudur bir de ekonomik düşünce diye bir şey var.
Yani malı acıdan düşünürsen bu desteği vermezsin, niye yük getirsin diye ama ekonomik olarak düşünürsen yeni yeni iş yerleri kurulur ve oralardan vergi alırsın dolayısıyla verdiğinden çok fazlası geri döner. Bu doğru sistemdi ve biz bunu yaptık. Bu günkü büyük zenginlerin pek çoğu bu sayede zenginleştiler ama simdi unuttular, ikinci üçünü nesil bunları bilmiyor. Aşağıya doğru kaynak aktarımı söz konusu olunca hemen popülizm patladı diye manşetler attırıyorlar. Bu iktidarı getiren güç global kapitalizm.Ne ekonomi de ne de siyasette uluslararası kapitalizmin söylediklerinin dışına çıkmazlar. Çıkmaları da mümkün değil, dolayısıyla memura, isçiye, orta kesime kaynak aktaramazlar. Aktarırlarsa günah islemiş olurlar.'

NEZİH BEY GAZETECİLİK KONUSUNDA YÜREKLENDİRDİ

4 yıl Aydın Doğan şirketlerinde koordinatörlük yaptım o zaman en basta okuduğum gazete DÜNYA Gazetesi'ydi. Ben kaymakamlıktan gelme kültüre, edebiyata, tarihe tasavvufa meraklı bir adamımım birden bire şirket yönetmeye başlayınca dolar kaç lira olmuş yarın ne olur oturup projeksiyonlar yapmaya başlamıştım ve DÜNYA Gazetesi en iyi yardımcımdı. Daha sonraki yıllarda 'Yarın' adıyla bir gazete çıkardım. Nezih Bey (Demirkent) çok seçkin bir İnsandı o dönem gelip beni ziyaret etti. Ben daha hazırlık aşamasındayken, "Nasıl yardımcı olabilirim? İstersen benim oradan. Bir yer vereyim sana." dedi. Etkilenmiştim. Gazetecilik konusunda da beni yüreklendirmisti.

ZEYBEK'İN DİKKAT ÇEKTİKLERİ / Ferit B.PARLAK

Namık Kemal Zeybek'i Gümrük ve Tekel Bakanlığı Müsteşarlığı ve Bakanlık Müşavirliği yaptığı dönemde tanıdık. ANAP hükümetlerinde (46. ve 47. Hükümet) Kültür Bakanlığı ve Refahyol Hükümeti'nde (54. Hükümet) Devlet Bakanlığı görevlerini yürüttüğü dönemlerde yaptığı çıkışlarla da ön plandaydı.
Milliyetçi çizgisi ile Demokrat Parti'nin (DP) başına geçtiğinde ise "2011 seçimlerinde DP'yi MHP'nin çatısı altına sokacak.", "DP-MHP ittifakı ile MHP'nin oylarını artıracak.", "MHP-CHP koalisyonunun mimarı olacak." gibi çeşitli iddialarla karşı karşıya kaldı. Zeybek ile bu iddiaları, YSK'nın veto kararını, hükümetin Doğu ve Güneydoğu politikasını, ekonomiyi ve DP'nin programını konuştuk. 2 saati aşan sohbette kafalardaki soru işaretlerinin yanıtlarını bulduk.

Sayfayı Paylaş: