Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, füze kalkanı konusunda Başbakan Erdoğan’ı eleştirdi: ( 23.09.2011 )

“Amerika, kalkanı Türkiye’ye kakaladı.”

"Şimdi bir tiyatro şahsiyeti, hem İslam dünyasında, hem Türkiye’de kahraman zannediliyor. İnsanlara tapmayın, partilere tapmayın, insanları putlaştırmayın. Putperestliğin çok yönleri vardır. Çeşitleri vardır. İnce iştir. İnançlara, fikirlere, kutsallara bağlanın. İnsanlara bağlanmayın."

(DP Basın Merkezi- 23 Eylül 2011)- Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, ABD seyahatinden dönmeye hazırlanan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi ve “ Sayın Başbakanımız şu anda Obama ile görüşmeden dönüyorlar ve Türkiye’ye büyük bir ‘Aferin’ getiriyorlar. Çünkü ABD ve emperyalizm, kimseye kakalayamadığı füze kalkanını, Türkiye’ye kakaladı.” Diye konuştu.

DP Lideri Zeybek yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi:

“Amerika, kalkanı
Türkiye’ye kakaladı.”

“Sayın Başbakanımız şu anda Obama ile görüşmeden dönüyorlar ve Türkiye’ye büyük bir ‘Aferin’ getiriyorlar. Obama kendisinden çok memnun, çok seviyor. Çünkü ABD ve emperyalizm, kimseye kakalayamadığı füze kalkanını, Türkiye’ye kakaladı. Füze kalkanına karşı olmamak, ülkeye füze kalkanının gelmesine sevinmek, razı olmak, ahmaklıktır. Ahmak olmayan bir insan, buna sevinerek razı olmaz. ‘Bu işte ne var canım?’ diyen ahmaktır.

Malatya’nın üzerine iki tane bela geliyor. Ey Malatyalılar, ey Malatya’nın içinde bulunduğu Türkiye, Türkiye halkı, bu belayı kabul etmeyin, buna razı olmayın. Yasalar içinde kalın ama direnin. Yani Malatya’da bulunan, AKP’li, DYP’li, CHP’li, MHP’li hangi partiye mensup olursa olsun, bütün yurttaşlarıma sesleniyorum: ‘Malatya tehlike altına sokulmuştur.’ Ne Recep Tayyip Erdoğan’ın, ne AKP’nin, hiç kimsenin Türkiye’nin başını belaya sokmaya hakkı yoktur. Bir gün bunlardan ötürü yargılanabilirler.

Bu iki kalkan dedikleri radar, Türkiye’yi 1. Dünya Savaşı’na sokan iki Alman gemisi gibi. Yavuz ve Midilli adındaki bu gemilerde çalışanlara fes giydirildi, Osmanlı askeri süsü verildi ve Rus limanları bombalatıldı. Böylece emrivaki ile Türkiye bir savaşa sokuldu. Bu savaş, Avrupalı kapitalist devletlerin kaynak paylaşma savaşından başka hiçbir şey değildi.

Osmanlı, işte bugünkü gibi, o dönem Türkiye’yi yönetenlere rol verildi. O iki tane gemi Türkiye’yi savaşa soktu. Şimdi, iki tane radar, Türkiye’yi savaşa sokmak üzere Malatya’ya konuşlandırılıyor. Savaşta birinci hedef Kürecik olacak.

‘NATO için oluyor’ diyorlar, anlaşması ABD’nin Ankara Büyükelçisiyle imzalandı. Alt düzeyde tutuldu, gizlenmek istendi. İsrail meselesi aynı gün devreye sokuldu, karartıldı ve toplumdan gizlenmeye çalışılıyor.

“Adama tapmayı bırakın,
İnsanları putlaştırmayın”

AKP propagandasına kapılıp ta AKP’yi bir şey zannederek, her söylenene karşı çıkılarak bu işler anlaşılamaz.. Bırakın Particiliği, bırakın adama tapmacılığı, bırakın parti yalpakçılığını. Ülkenizi düşünün. Ülkemiz tehdit altındadır. Bunu herkes bilsin. Önce Malatya. Malatya bu işi incelesin. Buna razı olmasın. Ama kim okuyor, kim dinliyor?

Şimdi bir tiyatro şahsiyeti, hem İslam dünyasında, hem Türkiye’de kahraman zannediliyor. İnsanlara tapmayın, partilere tapmayın, insanları putlaştırmayın. Putperestliğin çok yönleri vardır. Çeşitleri vardır. İnce iştir. İnançlara, fikirlere, kutsallara bağlanın. İnsanlara bağlanmayın.

“Artistlik Başbakana yakışıyor..”

Başbakan, ‘Amerika’nın Ortadoğu’da oynayacağı önemli bir rolün parçasıyız. Onun içinde çalışıyoruz.’ diyor. Hayırlı olsun Sayın Başbakan diyorum. Rolünüze devam edin, artistlik size yakışıyor. Ama bir gün bu millet, sizin rol yaptığınızı, yaptığınız ve oynadığınız rolün, temsil ettiğiniz tiyatro kişiliğinin, emperyalistlerin, bölgeyi sömürmek isteyenlerin, bölgeyi kan gölüne çevirmek isteyip oradan kendilerine çıkar sağlamak isteyenlerin, büyük tiyatroların bir aktörü olduğunuzu anlayacaktır.”
Sayfayı Paylaş: