Güvenlik siyasetimizin
öncelikli görevi, Türkiye’nin bağımsızlığının
korunması, topraklarının dokunulmazlığı ve
milletimizin tüm fertlerinin barış içinde hür
olarak yaşamalarıdır. Türkiye’nin güvenliği,
bölgemizde barış ve istikrarın sağlanmasıyla
mümkündür. Bu amaca yönelik sürekli çaba
gösterilmesi gerekir. Bu nedenle bölgemizde
istikrarı ve barışı tesis eden ve sürdürülmesini
sağlayan devletler arası ilişkilerin
artırılmasından yanayız.
Güvenlik
stratejimiz, aktüel meydan okumalara ve
tehditlere karşı koymayı ve her düzeyde
imkânların kullanılmasını kapsamaktadır.
Türkiye’nin güvenliği şüphesiz gelecekte de
dünyadaki gelişmelere bağlı olacaktır. Bu
sebeple, uluslararası kurumlarla ve güvenlik
ittifaklarıyla işbirliği içinde olmalıyız.
Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da
ülkemizin dünyanın değişik yerlerinde insani
amaçlı, barışı tesis etmeye ve korumaya yönelik
uluslararası çabalara meşruiyet çerçevesi
içerisinde aktif olarak katılmasından yanayız.
Türk
Silahlı Kuvvetleri’nin modern teçhizat ve
bilgilerle donanmış olması vatan savunması için
vazgeçilmezdir. Ülke savunmasının, siyaset üstü
ve partiler üstü bir konu olarak ele alınması
gerektiğine inanıyoruz. Ordumuzun ateş gücünü ve
hızlı müdahale yeteneğini artırmaya yönelik her
türlü modern teknik bilgi ve donanıma sahip
olması, bunun için de gerekli modernizasyonun
zamanında yapılmasının elzem olduğuna
inanıyoruz. Bunun yanı sıra ordumuzun silah
sistemlerinin esnek bir yapıya kavuşturulması,
milli savunmada öncelikli projelerimizdendir.