SAĞLIK

Sağlık hizmetleri ülkemizde hep belli sorunlarla bir arada anılmıştır. Bunlardan başlıcaları şöyle sıralanabilir:

Uzun vadeli, uyumlu ve istikrarlı bir ulusal sağlık politikamız bulunmamaktadır. Sağlık politikamız çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından belirlenmeye çalışılmakta, dolayısıyla karışıklık ortaya çıkmaktadır. Yani hem çok merkezlilik hem de çok başlılık vardır.

Birinci basamak hizmete önem verilmediği için, sağlık hizmetleri hastane ağırlıklı hale gelmiştir.

Hasta sevk zinciri bulunmadığı için; küçük şikâyetleri olan hasta da, ciddi tedaviye ihtiyacı olan da, aynı üniversite hastanesinin aynı polikliniğinde sıra beklemektedir. Buna rağmen, çelişkili bir şekilde, hastanelerde yatak doluluk oranları ancak % 60’lar seviyesinde bile değildir.

Toplam Gayrisafi Milli Hâsılamızın neredeyse 5 katı kadar sağlık harcaması yapan ülkelerin bulunduğu dünyamızda, yıllık toplam 30 milyar dolara yaklaşan sağlık harcamamızın beşte biri doğrudan vatandaşın cebinden yaptığı ödemelerden oluşmaktadır.

Sosyal adaletle hiçbir şekilde uyuşmayan bir sistemle, sağlık hizmeti veren kurum ve kuruluşlara devlet tarafından kaynak aktarılmakta, hizmete asıl ihtiyacı olan ödeme gücü düşük dar gelirli vatandaşlarımıza destek olunmamaktadır.

Sağlık personeli hem coğrafi olarak dengesiz dağılmış, hem de mezuniyet sonrası sürekli eğitim programlarından mahrum bırakılmıştır. Keza, sağlık personelinin istihdam, ücret ve benzeri diğer özlük hakları konularında sorunları vardır.

Mevcut sağlık mevzuatı 1930’lu yıllarda hazırlandığı için günümüz ihtiyaçlarına cevap verememektedir. Örneğin, bazı sağlık meslekleri mevcut mevzuatta tarif bile edilmemektedir.

AKP hükümetleri ise, 4,5 yılı aşkın bir süredir, sağlıkla ilgili vatandaşımızın yakındığı yukarıda sıralanan konuların büyük bir bölümünü çözememiş, daha da kötüsü yeni yeni sorunlar ortaya çıkararak sağlıkta tam anlamı ile yıkım dönemi yaşanmasına, sağlık mevzuatı ve uygulamalarının yaz boz tahtasına dönüştürülmesine, her alanda olduğu gibi sağlık alanında da dayatmalara boyun eğerek deneme yanılma yolu ile politikalar oluşturulmasına ve “sağlıkta sosyal devlet“ ilkesinin yok edilmesine neden olmuştur. AKP iktidarlarının, aşağıda sıralanan bazı uygulamaları bile, bu söylenenleri doğrulamaya yetmektedir:

Standartları belirlenmeden, “nereden hizmet alırsan al” yaklaşımıyla, sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi sağlanmış ve “paran kadar sağlık hizmeti” anlayışı hakim olmuştur.

Koruyucu sağlık hizmetleri çökertilmiş, sağlık hizmetleri daha da hastane ve tedavi ağırlıklı hale gelmiştir.

Gelir dağılımı dengesizliği ve bölgeler arası gelişmişlik farkı, vatandaşın sağlık hizmetine ulaşmasında engel oluşturmuştur.

Sağlık alanında kamusal hizmetler tırpanlanmış, piyasacı ve tüccar zihniyetindeki anlayışlar ile vatandaşların sağlığa dönük hakları mevzuatlar ve uygulamalar ile gasp edilmiştir.

Bütçeden sağlık ve sosyal güvenlik için ayrılan payı, devlet ve bütçe için yük olarak gören bu zihniyet, IMF dayatmalı ulusal olmayan sağlık politikalarının önünü açmıştır.

4,5 yılda, Genel Sağlık Sigortası ile ilgili olarak yapılan hazırlıklar sırasında neredeyse her yıl ilgili bakanlıklardaki üst yöneticiler değiştirilmiş, yanlışlıklarına ve eksikliklerine rağmen iktidara gelmelerinden ancak 3,5 yıl sonra tamamlanabilen Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın yaklaşık dörtte birine yakın maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, bunu fırsat bilen AKP, IMF onayı ile iki kez ertelediği bu yasayı halen yürürlüğe sokmamıştır.

Hastaneler ve Sağlık Bakanlığı teşkilatına yönelik vaat edilen yasa değişiklikleri TBMM’ne bile sunulamamıştır.

Hastaneler ticari işletmeye, hastalar müşteriye dönüştürülmüştür.

Sağlıklı işleyen bir sevk zinciri oluşturulamamış, hatta seçimlere neredeyse bir ay kala sevk zinciri tümüyle kaldırılmış, sistem allak bullak edilmiştir.

Sağlık çalışanlarının sosyal ve özlük hakları ile mesleki haklarına saldırılmıştır. Liyakat dikkate alınmadan yapılan politik kadrolaşma sağlık çalışanlarının şevkini yok etmiştir.

“Performans” adı altında yapılan ödemelerle sağlık personelinde ücret adaletsizliği artırılmıştır.

Bölgeler ve iller arasındaki sağlık personeli dağılımın dengesizliği düzeltilememiş ve durum vatandaşın hizmete ulaşımını olumsuz etkilemiştir.

Hekimlere mecburi hizmet konusunda 4,5 yılda iki ayrı siyasi irade ortaya konulmuş, mecburi hizmet önce kaldırılmış, sonra tekrar yürürlüğe konmuş, iş, yapboz tahtasına dönüştürülmüştür.

Sağlık hizmetlerindeki atamalar partizanca ve hukuka aykırı olarak yapılmış, hukuk dışı atamalar ise hep yargıdan dönmüştür.

Sağlık çalışanlarının iş güvencesi yok edilmiştir.

Sık değişen geri ödeme kuralları ve ödenmeyen hizmet bedelleri yüzünden hem hizmet sunanlar hem de hizmet alanlar mağdur edilmiştir.

İlaç sınırlamaları ile özellikle yoksul vatandaşların mağduriyeti artmıştır.

Ülke içindeki ilaç üretimi azalmış, ilaç ithalatı artmış, en önemlisi de gerekli ilaçlar zamanında ithal edilememiş ve bu yüzden çok sayıda hasta hayatını kaybetmiştir.

Sağlık sektöründe, tıbbi malzeme, ilaç ve teknolojide dışa bağımlılık artarak devam etmiştir.

Sağlık mevzuatına dönük düzenleme yapılmamış, yapılanlar da çok sık değişir hale gelmiştir.

Demokrat Parti misyonunun bu güne kadar yaptığı gibi, “ulusal” sağlık politikası ile ülkemizde, sağlıkta sosyal devleti yeniden tesis edip, özünde “sağlıkta da iyi yönetilen bir Türkiye”yi gerçekleştirmeyi, “paran kadar sağlık” anlayışını yok etmeyi sağlık programımızla taahhüt ediyoruz.

Bu programla, fukaralığın sağlık üzerinde yarattığı dezavantajlar sona erdirilecek, hasta-hekim-hastane arası para ilişkisi ortadan kaldırılacak, “paran kadar sağlık” anlayışı tarihe gömülecektir.

Genel sağlık sigortasını “sosyal devlet” anlayışıyla yeniden hazırlayıp, ilk yılımızda başlatarak üç yılda kademeli olarak tüm ülkede yaygınlaştırılacağız.

Devlet’in genel sağlık sigortası ile tüm vatandaşlarımıza “temel” hizmetleri vermesini sağlayarak, buna ilaveten dileyenlere özel sigortalardan alınan ”tamamlayıcı sağlık sigortası” sistemini getireceğiz.

Tamamlayıcı sigorta primlerini, ödeme gücü olmayanlar için devlet ödeyecektir. Ödeme gücü olanlar için ise vergi teşvikleri sağlayacağız. Böylece, hem hasta-hekim-hastane arasındaki para alışverişini ortadan kaldırarak sağlık hizmetlerinin ticari amaçla kullanımını önleyeceğiz, hem de devletin genel sağlık sigortası maliyet ve risklerini paylaştıracağız.

Kaynak israfını önlemek amacı ile prim toplama, kontrol ve nemalandırma hizmetini satın alan ve bu hizmetlerde düzenleyici, denetleyici görev üstlenen Başbakanlığa bağlı Genel Sağlık Sigortası Kurumu’nu kuracağız.

Genel Sağlık Sigortası’nda, “Hizmet Sırasında internet Üzerinden Kontrol” yapan sistemi kurarak; sağlık hizmetlerinde kötüye kullanımı, savurganlığı, yetersizlik ve bilinçsizliği önleyeceğiz.

Genel Sağlık Sigortası’nın, kamu/özel her türlü kurumdan aldığı hizmet bedellerinin ödenmesinde şeffaf ve objektif kriterler oluşturup, ödemelerin zamanında yapılmasını ve siyasi tercihlerin öncelik almamasını sağlayarak, tüm bunları internet ortamında takip edilebilir hale getireceğiz.

Üniversite Hastaneleri-Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri -Kamu Hastaneleri- tüm birinci basamak sağlık kuruluşlarını, bölge esasına göre entegre edeceğiz.

Her türlü sağlık sorununu o bölge içinde çözeceğiz.

Sevk zincirine dayalı hizmet verilmesini sağlayacağız.

Sağlık kurumlarını, kendi bütçeleri ile kendini yöneten hale getireceğiz.

Koruyucu sağlık hizmetlerini, devletin asli görevi yaparak ücretsiz vereceğiz.

Sağlık Ocakları/Ana Çocuk Sağlığı Merkezleri/Verem Savaş Dispanserlerini, Kamu Sağlığı Merkezleri bünyesinde “Tek Çatı” altında toplayacağız.

Adli tıp hizmetleri, genetik hastalıklar, akıl ruh sağlığı, alkol ve madde bağımlılıklarının teşhis ve tedavisinde, il ve bölge düzeyinde yapılanmalara gideceğiz.

Yaşlı, engelli ve yatalak hastalar başta olmak üzere, evde bakım hizmetlerini, yerel yönetimlerden sağlanan kaynak ile verilecek hizmetler kapsamına alacağız.

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi hastalıklar ile kanserli hastaların takibinde, formaliteleri ortadan kaldıracağız.

Hekimlik ve diş hekimliğinde kamu/özel ayrımı yapmadan, özel muayenehaneler dahil tüm sağlık kuruluşlarından hizmet alınabilmesini sağlayacağız.

Sağlık personelinde “mecburi hizmet”i kaldırarak özendirici düzenlemeler ile gönüllü dağılım dengesini sağlayacağız.

Pratisyen hekimlerin çalışma şartları-eğitim-özlük hakları ve teşvik mekanizmaları ile ülkemiz sağlık sistemine aktif katkıda bulunmalarını sağlayacağız.

Pratisyen hekimlerin, sağlık yönetimi, sağlık sigortacılığı, kamu sağlığı hekimliği, spor hekimliği, adli hekimlik, acil yardım hekimliği gibi belirlenecek konularda mezuniyet sonrası eğitim programları ile uzmanlaşmasını sağlayacağız.

Tıp ve diğer sağlık hizmetleri eğitimini, yeterli sayıda ve nitelikli personel temini için yeniden düzenleyeceğiz.

Sağlık personelinin görev tanımlarını, mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim programlarını üniversiteler, meslek kuruluşları ve uzmanlık dernekleri ile yeniden oluşturacağız. Tıpta uzmanlık sistemini yeniden düzenleyerek, tıpta uzmanlık sınavını, sınav öncesi ve sonrası için getirilecek kural ve puanlama sistemi ile ihtiyaç olan klinik branşlarda uzmanlaşma düzensizliğini ortadan kaldıracağız.

Sağlık çalışanlarının iş güvencesinin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz.

Devletin sağlık politikalarını tek elden oluşturup uygulamasında gerekli koordinasyonu eksiksiz yerine getireceğiz.

İhtiyaca göre, toplumsal dayanışmayı sağlayan, uzun vadeli, sürdürülebilir, vatandaşa hizmet odaklı, “Ulusal Sağlık Politikası”nı oluşturacağız.

Devleti, sağlıkta strateji ve standart belirleyen, düzenleyici, denetleyici ve etkin koordinasyon sağlayan yapıya kavuşturacağız.

Yetki ve sorumluluklarını üniversiteler ve meslek kuruluşları ile paylaşan, sağlık hizmetlerinde vatandaşı ve aileyi hedefleyen çağdaş bir sosyal devlet yapısı oluşturacağız.

Sağlık harcamalarına genel bütçeden ayrılan kaynağı en az % 10’a çıkaracağız.

Özel sektöre seçici teşvikler sağlayacağız.

Kayıt dışı ekonominin ve sağlıkta kaynak israfının önlenmesi ile sağlanan ek geliri kullanarak sağlıkta KDV’yi % 5’in altına çekeceğiz.

Sosyal yardım ve sağlık hizmetlerini, hükümet yardımı olarak gören anlayış yerine, vatandaş için temel hak, devlet için ise ödev olarak gören anlayışı getireceğiz.

Bilgi toplama ve değerlendirme standartları ile e-sağlık uygulamasını yaygınlaştıracağız. Sağlık politikaları ve mevzuat değişikliklerini, önceliğimize hasta hakları ve güvenliğini alarak; üniversiteler ve sağlık meslek kuruluşları ile “katılımcı” bir anlayışla birlikte hazırlayacağız.

İlaç, tıbbi malzeme ve teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak tedbirleri alacağız.

 
 
  | Ana Sayfa | Geçmişten Günümüze | Amblemimiz | Teşkilat | Linkler |

                DEMOKRAT PARTİ
Adres: Akay Caddesi No:16 Kızılay/Ankara Tel: 0 312 444 1946-0 312 416 86 00 Faks: 0 312 416 86 38
e-mail: dp@dp.org.tr

Copyright ©
DP Bilgi İşlem Merkezi