ENERJİ

Enerji Politikamız: Küresel Isınmayla Mücadelede Yenilenebilir Enerji

Enerji olmadan; ısınamayız, pişiremeyiz, aydınlanamayız, ulaşamayız, iletişim kuramayız, üretemeyiz. Türkiye’de çevreye duyarlı güçlü bir enerji politikasını var etmeden, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak mümkün değildir.

Türkiye’de AKP iktidarı döneminde enerji alanında atılan yanlış adımlar, istenilen sonucu vermediği gibi, sorunun daha da içinden çıkılmaz, kronik bir hal almasına yol açmıştır. 2030’da enerji ihtiyacı tahminlerine göre, dünyada ortalama % 50-60 artarken, Türkiye'de % 160 artacaktır.

Doğalgaz ve petrol açısından enerjide dışa bağımlılık % 80'lere dayanacaktır.

AKP iktidarı süresince, Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi iktidarlarının ülkeye en büyük hediyesi olan dev hidroelektrik projelerinin devamının getirilmemesi, bizzat AKP’nin enerji bakanının ifadesiyle, ülkeyi enerji alanında karanlık günlerin beklediği sonucunu doğurmuştur. Demokrat Parti, barajlar hamlesini kaldığı yerden devam ettirecektir. Sadece enerji ve tarım alanlarında değil, milli birlik, dayanışma ve beraberliğimizin güçlendirilmesi anlamında da olağanüstü bir önem taşıyan Güneydoğu Anadolu Projesi, Demokrat Parti iktidarında tamamlanacaktır.

Diğer yandan, AKP, Türkiye’nin Hazar ve Orta Asya enerji kaynaklarıyla tam bütünleşmesini sağlayacak projeleri, dış politikadaki beceriksizliği sebebiyle teker teker rafa kaldırmıştır. Bu beceriksizlikler zincirinin son halkası, Hazar ve Orta Asya gazının ve petrolünün Avrupa’ya aktarılmasında Türkiye’nin devreden çıkarılmasıdır.

AKP, ne Türkiye’nin yeraltı enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için sistemli politikalar geliştirmiş, ne de yeni maden alanlarının tespiti ve işletilmesi için gerekli adımları atmıştır. Türkiye’nin, zengin linyit, bor ve toryum rezervleri AKP döneminde atıl bırakılmıştır. Milli bir madencilik politikası geliştirmeyen AKP, yeraltı kaynaklarımızın yabancılara devrinin hukuksal yollarını aramak konusunda son derece cömert davranmıştır. 21. yüzyıla damgasını vuracak olan hidrojen enerjisi alanında, gerekli araştırma geliştirme çalışmalarının yanından bile geçmeyen AKP, Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılığa mahkûm etmiştir.

AKP’nin, enerji piyasasını rekabetçi ve liberal bir alan hale getirecek düzenlemeleri yapmaması, vatandaşımızın evinde ve müteşebbisimizin dükkânında, fabrikasında, köylümüzün tarlasında pahalı enerji kullanmasının temel sebebidir.

Küresel ısınmanın çağın felaketi olarak ortaya çıktığı bir dönemde, bu olgunun Türkiye’ye muhtemel etkilerini ortadan kaldırmaya matuf hiçbir adım AKP döneminde atılmamıştır.

Tüm bilimsel araştırmalar, 2030’a kadar Türkiye'nin büyük bir bölümünün kuru ve sıcak bir iklimin etkisine gireceğini, sıcaklıkların ortalama 2-3 derece artacağını ortaya koymaktadır. Karbondioksit salınmasına neden olan fosil yakıtların ülkemizde yoğun olarak kullanılması neslimizin devamlılığını tehdit etmektedir. Anadolu’nun çölleşmesinin önüne geçilmesi için kararlı adımlar atılması için vakit gelmiştir. Demokrat Parti bu adımları atacak yegâne partidir.

Demokrat Parti olarak, enerji politikamızdaki önceliğimiz, atmosfere yoğun karbondioksit salınımına sebep olan yakıtların alternatiflerini Türkiye’de yaygınlaştırmaktır. Fosil yakıt bağımlılığını azaltarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmak stratejik hedefimizdir. İnsan sağlığına ve çevreye duyarlılık enerji politikamızın ruhunu oluşturmaktadır.

Bu bağlamda, Demokrat Parti’nin Enerji Politikası’nın ana başlıkları aşağıda sunulmuştur:

İnsan ve Çevre Dostu Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Geliştireceğiz

Yenilenebilir enerji, "doğanın kendi evrimi içinde, bir sonraki gün aynen mevcut olabilen enerji kaynağı" olarak tanımlanmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları, (su, rüzgâr, güneş, vs. gibi) doğal kaynakları ısıya, elektriğe veya yakıta dönüştürürler.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemli avantajı, karbondioksit salınımını azaltarak çevrenin korunmasına yardım etmeleridir. Bunlar yerli oldukları için, enerji ithalatına bağımlılığın azaltılmasına ve istihdamın gelişmesine de katkıda bulunurlar.

Rüzgâr enerjisi ve güneş enerjisi, bu iki kaynaktaki enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesi ile elde edilen enerjidir. Rüzgârdan ve güneşten enerji elde edilmesi sırasında zararlı gazların hiçbiri atmosfere salınmaz, dolayısıyla rüzgâr ve güneş enerjisi temizdir. Türkiye’de barajlar kurmak suretiyle hidroelektrik potansiyelini hayata geçiren Demokrat Parti, büyük bir devrim niteliğindeki, elektriğin rüzgâr ve güneşten üretilmesine yönelik her türlü adımı atacaktır. Türkiye’de bu alanın geliştirilmesinin önünde hiçbir teknik, ticari ve kaynağa yönelik sorun bulunmamaktadır. Tek sorun çevre duyarlılığı bulunan ve milli bir enerji politikasını benimsemiş olan iktidarın eksikliğidir. Bu iktidarı milletimizin desteğiyle Demokrat Parti kuracaktır.

Öte yandan, ülkemizin dört bir yanındaki jeotermal enerji potansiyelinden de yeterince yararlanılmamaktadır. Halbuki jeotermal enerji yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmeyen, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türüdür. Demokrat Parti, özellikle yerel düzeyde jeotermal kaynakların kullanımını teşvik edici tedbirleri almanın ötesinde, bu alanın her türlü çağdaş teknolojilerle donatılmak suretiyle Türkiye’nin enerji ihtiyacının en önemli tedarikçilerinden biri olmasını sağlayacaktır.

Bütün bunların ötesinde, Demokrat Parti hidrojen enerjisinin ülkemizde kullanımında da devrim niteliğinde girişimleri başlatacaktır. Hidrojen yakıtı, birincil enerji kaynaklarından üretilen bir yakıt olup temiz bir enerji kaynağıdır. Fakat Hidrojen elementi dünyada tek başına bulunmadığından önce üretilmesi gerekir. Halihazırda çok pahalı olan bu üretim, su ve doğalgaz gibi elementlerdeki hidrojenin ayrıştırılmasıyla yapılır. Dünyada hidrojenin, 20 yıl içersinde çok daha aktif olarak kullanılması planlanmaktadır. Demokrat Parti’nin bilim ve teknoloji stratejisinin önceliklerinden biri, Türkiye’de ucuz, sürdürülebilir ve yaygın olarak kullanılabilir hidrojen enerjisini geliştirecek araştırma ve geliştirme çalışmalarını var etmektir. Demokrat Parti, bu alanda Türkiye’nin çağı yakalamasını sağlayacaktır.

Rekabete Dayalı Enerji iç Pazarını Kuracağız

Demokrat Parti döneminde kurulacak olan Rekabete Dayalı Enerji iç Pazarı, enerjinin üretimi ve dağıtımında verimlilik artışını; yeni üretim, dağıtım yöntemleri ile alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesini; halkımızın seçme hakkının güvence altına alınmasını, sunulan hizmetlerin ucuzlamasını ve iyileşmesini sağlayacaktır.

Demokrat Parti, enerjinin halkımıza daha ucuz ulaştırılabilmesi için üretim, depolama, taşınma ve dağıtım aşamalarında özel sektörün rekabete dayalı bir sistemde verimli çalışmasına yönelik yasal düzenlemeleri derhal gerçekleştirecektir.

Enerji üretecek girişimcilerin, Türkiye’de herhangi bir yerde yeni bir enerji santralı kurmasına ve elektrik üretmesine izin verilecektir. Lisanslama usulleri şeffaf ve etkili olacaktır. Büyük ve orta boy elektrik tüketicileri, elektriği nereden alacaklarını seçme imkânına sahip olacaklar ve elektrik ağına sahip olmayanların erişimi de güvence altına alınacaktır. Elektrik Piyasası Yasası bu yaklaşımla güncellenecektir.

Enerji Arzını Kesintisiz ve Güvenli Hale Getireceğiz

Maalesef halen ülkemizde tüketilen enerjinin büyük bir kısmı diğer ülkelerden ithal edilmektedir. AKP bu dış bağımlılığı azaltamamış, artırmıştır. Demokrat Parti, bir yandan alternatif ve yerli enerji kaynaklarını oluşturarak söz konusu dışa bağımlılığı azaltırken, diğer yandan da mevcut dış arzın kesintiye uğramasının önüne geçecektir. Demokrat Parti iktidarında, kışın hiçbir kentimiz doğalgazsız kalmayacaktır. Elektrik kesintileri sona erecektir.

Bu yönde, uluslararası enerji işbirliğini güçlendirecek anlaşmaları yapacağız. işlemeyen veya Türkiye’nin aleyhine çalışan anlaşmaları tek taraşı olarak sona erdireceğiz. Buna paralel olarak, tüketiciyi bilinçlendirecek kampanyalara hız vereceğiz. Toplumumuzun tüm kesimlerinde enerji tasarrufu kültürünü geliştireceğiz. Son olarak, muhtemel kriz dönemlerinde, en az 90 gün süre ile arzın kesintiye uğramasını engellemek üzere yakıt (petrol, doğalgaz gibi) stoklama alanlarını derhal kuracağız.

İnsana ve Çevreye Zarar Vermeyen Nükleer Enerjiyi Türkiye’ye Getireceğiz

Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalar insana ve çevreye zararsız nükleer enerji üretme imkânlarını insanlığın hizmetine sunmuştur. Enerji açısından dışa bağımlılığı azaltma önceliği çerçevesinde Demokrat Parti iktidarı, insana ve çevreye zarar vermeyen nükleer enerji üretim santrallerini ülkemizde kuracaktır. Dünyadaki 443 nükleer güç santralinin üçte birinden fazlası Avrupa ülkelerinde yer almaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri, önümüzdeki yıllarda enerji tedarikini garantiye almanın bir yolu olarak gördükleri nükleer enerjiye daha fazla önem verme kararı almışlardır. Avrupa'nın en çok elektrik ithal eden iki ülkesi İtalya ve İngiltere nükleer enerjiyi tekrar öncelikleri arasına almıştır. Finlandiya, üçüncü nesil teknolojiyle tanışacak adımları atmıştır.

Demokrat Parti’nin 2023’e kadarki hedefi, Türkiye'nin 5 bin megavatlık kurulu nükleer güce sahip olmasıdır.

Türkiye’nin yaklaşık 10 bin ton civarında uranyum rezervi vardır. Bu rezerv 3 bin megawatt’lık bir santralin 25 yıllık yakıtını karşılayabilecek kapasite demektir. Hammadde konusunda Türkiye dışa bağımlı değildir. Eskişehir-Sivrihisar- Kızılcaören'deki toryum yatağının kapasitesi de 383 bin tondur. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (OGÜ) Teknoloji Araştırma Merkezi'nin (TEKAM) toryum madeni üzerine yaptığı araştırmada; "Türkiye'deki toryum rezervinin, ülkenin 230 milyar dolar olan borçlarını 500 kere ödeyebilecek” zenginlikte olduğunu belirtilmiştir.

Toryum nükleer enerji elde etmede en temiz hammaddedir. Enerji üretiminde 1 ton toryum, en az 1 milyon ton petrole eşdeğerdir. Toryum, 120 trilyon dolarlık bir petrol kullanım değerine sahiptir ve bir çuval kömürle bir ev ısıtılabilirken, bir çuval toryumla bütün Türkiye ısıtılabilir.

İnsan ve çevre duyarlılığını her zaman en ön planda tutan Demokrat Parti, nükleer atıkların insana ve çevreye zarar vermeyecek şekilde depolanması için en son teknolojik buluşlar çerçevesinde yatırımlar yapacaktır. Bu çerçevede, kullanılmış yakıtlar veya yakıt çevriminde oluşan radyoaktif atıklar sızdırmaz özel çelik kaplar içinde jeolojik depolama tesislerinde depolanacaktır.

Demokrat Parti iktidarında, nükleer enerjinin yaygınlaştırılması esnasında potansiyel nükleer tehlikelere karşı önceden hazırlıklı olmak için Radyasyon Erken Uyarı Sistemi adı verilen, ülkemizi etkileyebilecek düzeyde radyasyon sızıntısı olması durumunda uyarı verecek olan sistem yaygın ve etkin bir biçimde kullanılacaktır.

 
 
  | Ana Sayfa | Geçmişten Günümüze | Amblemimiz | Teşkilat | Linkler |

                DEMOKRAT PARTİ
Adres: Akay Caddesi No:16 Kızılay/Ankara Tel: 0 312 444 1946-0 312 416 86 00 Faks: 0 312 416 86 38
e-mail: dp@dp.org.tr

Copyright ©
DP Bilgi İşlem Merkezi